Anket
Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun'dan Memnun musunuz?
 

Aşkin Türkmen Sigorta
Üye Paneli
Kimler Online
Şuanda 1 misafir ve 24 üye bağlı
Forum Son Mesajlar

devamı..
Forum Son Cevaplar

devamı..
Google Reklamları
________________

Google PageRank Checker

  :: Bu Alemin Hastasıyım - Levent Tülek   :: ''Yücel İldiz ile anlaşmaya vardık''   :: ŞevvaL Sam Konseri - 23 Ekim   :: Bulvar Cafe'de Muzik Devam ediyor..   :: Mariachi Party - Piraziz Park Hotel   :: Yalçın Hotel'de Görkem'li Bayram   :: Avanak Kuzenler - Türk Filmi-   :: Kaçak avcılara göz açtırılmıyor   :: Yeliz Yeşilmen'le Bayram Özel   :: Orduspor'un şakası yok












Ordu - Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
HOŞÇAKAL(IN) (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: HOŞÇAKAL(IN)
#45489
ınsomniac (Yazar Üye )
Ord. Prof. SoSYeTe
Gönderiler: 881
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HOŞÇAKAL(IN) 3 Ay, 3 Hafta önce Karma: -2  
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle ”yanına almak istediği üç şey” falan yok.

Bir kendisi.

Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.

Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.

Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.

Böyle gidiyor işte.
Bir yanımız ”kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.

”Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira.
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
güvende olma duygusu…

En kötüsü alışkanlık.

Alışkanlığın verdiği rahatlık,
monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.

Kalıyoruz.

Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler…

Bir çocuk daha doğurmalar…

Borçlara girmeler…

İşi büyütmeler…

Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal, ben…

Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki.. .

Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
Herkes onu, o herkesi seviyor.

Hangi birimizle gitsin?

”Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardır ;
evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.

Var tabii yapanlar. Ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.

Sabah 09.00, akşam 18.00.

Sonra başka mecburiyetler.

Sıkışıp kaldık.

Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.

Bir ömür karşılığı bir ömür yani.

Ne saçma.

Bahar mıdır bizi bu hale getiren?

Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
her bahar gitmek isterim.

Gittiğim olmadı hiç.

Ama olsun… İstemek de güzel.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 16/06/2008 13:42 tarafından ınsomniac.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#45490
DJ_SERGİO (Yazar Üye )
Kıdemli SoSYeTe
Gönderiler: 253
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:HOŞÇAKAL(IN) 3 Ay, 3 Hafta önce Karma: -1  
tuhaf
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla