"Dondurma insanı mutlu eder."
Londra'daki Psikiyatri Enstitüsü tespit etti ki, Algida'nın ürettiği Carte D'Or'u yemenin beyinde etkilediği bölge, insanın keyif aldığı bir şey yaptığında harekete geçen bölgeyle (ön taraf) aynıymış.
Unilever yetkilileri bu açıklamayı geçen hafta Barselona'da yaptılar. Dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin sayısı ve konuya ilgisi, onların da beyinlerinin ön tarafını harekete geçirmiş olmalı ki, neşe içinde gülümsüyorlardı. Ünlü İngiliz aşçı Antony Worral Thompson (BBC'de yemek programı var, meraklısı bilir) kendi bölgesinde, beş dakikada hazırlanacak dondurmalı tatlı tarifleri veriyordu. Karşı köşede İngiliz "mutluluk doktoru" Dr. Robert Holden dondurma-saadet ilişkisi üzerine isteyeni bilgilendiriyordu.
Algida kurmayları da markanın kendinde yaptığı yenilikleri anlatma derdindeydiler. Artık "hayata canlılık katma" adını verdikleri, üç ayaklı bir stateji uygulayacaklar:
1) Ürünlerini daha besleyici yapmak.
2) Daha fazla ürün çeşidi sunmak.
3) Sağlıklı yaşam konusunda tercih için seçenek sağlamak.
Ortalama büyüklükte bir dondurma yaklaşık 50 yalamada bitiriliyormuş. Çok fazla sürmüyor yani, birkaç dakikada mideye iniveriyor. Oysa o aşamaya gelene kadar dev bir çalışma var işin içinde. Örneğin, Unilever dünya çapındaki dondurma markaları için yılda 20 bin tona yakın meyve tüketiyor. Yeni projeleri ise "süper meyveler"in besin ve lezzet değerini üst seviyede tutabilmek. Süper meyveler bazı besin değerlerini, vitamin-mineralleri yüksek seviyede içeren meyvelere deniyor. Portakal, hintkirazı, çay üzümü, çilek, avokado gibi...
Annelerin çocukları dondurma yemekten vazgeçirmesi için sebepler giderek azalıyor.