bu düzenli yaşamlar olmasa diyorum
bu sabah kahvaltıları, demli çaylar
kızarmış ekmek dilimleri
sonra giyinmek birşey umarak aynadan
sonra düşmek yollara son otobüse yetişmek
sonra çalışmak akşama kadar
dört yanın taştan heykellerle dolu
kime seslenirsen sağır
ne yana baksan beyaz bir duvar
sonra kulaklarında bir şehrin uğultusu
alabildiğine bir bezginlik yüreğinde
sonra o geçmek bilmeyen saatler
sonra akşam
sonra paydos
sonra yanlızlık
sonra keder
bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
bir deniz kenarımı olur
bir dağ başımı olur
kaçsak bu kalabalıktan
bir yer bulsak kendimize
düzenli yaşamalardan uzak
bir yanımızda şehrin ışıkları
bir yanımızda kucak dolusu yıldzlar
orada hiç yemesek hiç uyumasak
hiç düşünmesek yarını
sonra unutsak sıkıntısını günlerin
gecenin karanlığını
sonra bıraksak kendimizi
sevgiye erdemliğe mutluluğa
bir nefer alışta duysak yaşadığımızı
sonra kaybolsak bu özgürlükte
bu hazda bu derin aydınlıkta
sonra sabah
sonra paydos
sonra kurtuluş
sonra ölüm
Unutma;
Sen geldin / Sevdalandım.
Sen geldin / Umutlandım.
Sen geldin / Hayata Kök Saldım
Velhasıl;
Elveda Hüzün / Hoşgeldin Hayat
Sustum çünkü beni en iyi sen anlarsın
sevmiyorum kendimi !
sevmem öyle herkesin sevdiği şeyleri...
Ask ve arkadaslik bir gün yolda karsilasirlar ask kendinden emin bir sekilde sorar; ben senden daha candan ve daha yakinim sen niye varsin ki bu dünyada? Arkadaslik cevap verir "sen gittikten sonra biraktigin gozyaslarini silmek için...."
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
bir deniz kenarımı olur
bir dağ başımı olur
kaçsak bu kalabalıktan
bir yer bulsak kendimize
düzenli yaşamalardan uzak
bir yanımızda şehrin ışıkları
bir yanımızda kucak dolusu yıldzlar