Dudağım kanıyor..
adın ağzımın içine yara yapmış...!
oysa ağzımla sevmemiştim ben seni..öpmemiştim hiç yüzünün herhangi bir yerini..
sadece güldüğün zaman..
yanağının yanındaki küçük çukurda uyumak isterdim..
teninin bir yerinde yangın olmayı ne çok isterdim..
beni doyurmanı isterdim annemin sütü gibi...
bu hayat sevgili olmak için çok kısa zaten..
babam olsana...babam olup annem gibi koksana..
tütün getir bana..ellerine sarıp içmeliyim..
bu şarkı;
bir gün sen başka biriyle ben başka biriyle herhangi bir yerde karşılaşırız belki..
o zaman da susarsın hayat garip dersin
umarım özlemezsin artık kaybettiğin beni...
özlemezsin...
çünkü bir insanı taparcasına sevmekten habersizsin..
sen sadece..kapı zillerine basıp kaçar gibisin...
sen sadece şeker yiyen bir çocuksun devamlı..
ama güldüğün zaman herşeye rağmen..
koşup sana sarılasım geliyor...
sen kaçıyorsun..
"ayrılık"diyorum..
"ayrılık"..
üstüne yazılmayan birşey kalmadığından, aşkın..
benim şiirlerim aşk üstüne değil..
sen üstüne..
sende benim içimde aşk değilsin..
ve hiç olmadın...
benim ki bir.................
ve sen kendini hep bu yarıştan galip çıkan sandın...
bunuda anlamayacaksın..
beni anlamadığın gibi..
kimseyi anlamadığın gibi..