Nasıl bir duygu karmaşası taşıyorum ki içimde?
Hani güneş çarptı desem değil , yağmur suyumu doldu içime ?
Sen arasında bir virgül oluyorum,
özlemleri taşıyorum kambur kalmış cümlelerimde..
Varlığın yanında sus pusum!
Yokluğunda ıslatmaya kalktığım cümleler terliyor, bir ateş basıyor bedenimi.
Söylenmesi gerekenler ne zaman söylenmeli ne zaman çıkmalıki ağızdan?
İki saf gülücükle yanıltıyorum kendimi.
Bazen komik bazen olabildiğince ciddiyim
Çelişkilerin adamıyım hani birazda..
Tadımda tuzumda kaçık bu aralar.
Bir adım sonram sen ; bir kaç adım sonrası senden sonraki ben..
Orta yolu yokmu anlatımların ?
Bazen yalanlar söylüyorum kendime inanabilsem unutacağım
Yalanlar yalın ayak gerçekliğime uzanıyor Özlüyorum ama ( parantez içine alıp yokmuş gibi davranıyorum iç dünyamda)
Bazen iki gözüm kapalı daha net görüyorum gerçekleri
Şimdi suç gözlerdemi yoksa gözleri yanıltan beyindemi ?
Demiştimya kendimi tanımakta güçlük çekiyorum son zamanlarda
Bazen asabiyim , bazen durgun, bazen olabildiğinde geveze bazen ise suskun
Saçmalıklarımında ışığı sönmeli, karanlık olmalı heryer ben görmeliyim sadece içimdekileri.
İyide nereye kadar?
Son kullanım tarihi geçmeden, ve henüz geç kalınmamış iken düşmesi gerekmezmi ağızdan söylenmesi gerekenler.
Aslında gözlerinde bitirmiştim ben tüm cümleleri, ama sen farketmedinki ..
Şimdi suç bendemi dersin sendemi ?
Hadi benim gözlerim kapalı ya seninki?
Biliyorum ucuzluk pazarından çıkmış gibiyim, ikinci el saçmalıkları aldım yanıma ve geldim..
Yinede beni böyle sev desem sevebilirmisin?
Biliyorum katlanması güç biriyim, dedimya çelişkilerin adamıyım hani birazda..
Ama ben bu halimle bile çok sevdim seni
Saçmalıklarımdan bile..
O kadar ucuz sevdim sanma seni.. .
Biliyorsun benim hayatım saçmalık
