Ordu Cinevizyon Sinemaları
0452 225 49 44

Ordu Sosyete, Ordu Eğence, Ordu Haber

Gardenya Ozan Doğulu Resimleri

Forum Güncel Başlıklar
Günün Klibi
Günün Sözü, OrdusosyeteGünün Sözü
Günün Hikayesi Günün Hikayesi
Günün Duası
Günlük Fal
Fotoğraf Galerisi
ücretsiz seri ilan ekle
Üye Paneli
Reklam
Forum Mesajlar

devamı..
Site istatistikleri

  >> Gülüşün Sende Kalsın - İmza Günü   >> JaZZ Pub - Ordu   >> JaZZ Pub - Ordu   >> Ordu'dan 'Geleceğin taraftarı' projesi   >> Ezginin Günlüğü Konseri- 12 Mayıs   >> Ordu'da Maç Nerede İzlenir ? Gardenya   >> Ordu Gecelerinde Mart Ayı   >> Ordu Engelli Ulaşım Aracı istiyor   >> Ordu'da Gezilecek Görülecek yerler   >> Kadınlar Matinesi - Kumsal Rest.
Facecbook'ta Paylaş

Ordu - Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Günün Hikayesi;Gelin Kayaları Efsanesi (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Günün Hikayesi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Günün Hikayesi;Gelin Kayaları Efsanesi
#121071
düşler_sokağı (Moderatör)
Moderatör
Gönderiler: 7040
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Günün Hikayesi;Gelin Kayaları Efsanesi 2 Yıl, 6 Ay önce Karma: 4  
ORDU-Gelin Kayaları Efsanesi

Melet Irmağına doğru inen sarp tepenin, ormanlarla örtülü yamacında çok fakir ve yaşlı biri varmış. Melet, kenarındaki değirmenlere gidemeyen köylülerin zahralarını avlusundaki ufak dibek taşında öğütür, geçimini bu suretle sağlarmış. Bazı rivayetlere göre. bu öğütücü bir kişi tarafından döndürülebilen, çevre halkının "El Değirmeni" dediği cinsten bir taş değirmeni imiş. Günün birinde, yaşlı değirmencinin kızını, uzaktan bir köyden bir gence istemişler. Hayırlısı olsun, deyip evlendirmişler. Çeyiz olarak, elinde, avcunda ne varsa kızına vermiş. Düğüncüler, gelinin eşyalarını atlara yükleyip, oğlan, evine doğru yola çıkacakları zaman, gelin etrafı söyle bir süzmüş. Avlunun bir kenarında duran babasının ekmek teknesine, kendini bugünlere getiren el değirmenine gözlerini dikmiş,

Kızının bu halini güren babası, yanına yaklaşmış:

- "Kızım, değirmen tası bizde kalsın."

diyecek olmuş. Düğün alayının ileri gelenleri durumu kavramışlar.

İçlerinden biri:

- Emmi veriver şu değirmen taşını kızınada, biz de yola düzülelim.

Yaşlı baba:

- Olmaz, o bana lâzım.

Onunla geride kalan çoluk çocuğumun nafakasını sağlayacağım, veremem, diyerek karşı koymuş.

O sırada, yeni gelin :

- Babam benden bir taşı esirgiyor. Ben de onsuz gelin gitmem. Diyerek boynunu büküp, oturuvermiş kapının önüne.

Düğüncüler yaşlı babanın geçimini nasıl sağladığını bilmediklerinden, bu değirmenin aile için ne derece kıymetli olduğunu kavrayamamışlar., işi, basit bir "gelin eşyası" bir taş olarak görmüşler, içlerinden biri:

- Hadi, emmi bu kadar da nekeslik etme. Alt tarafı iki taş parçası bunun... insan kızından bunları esirger mi?.. Bak, o da yurt-yuva sahibi oluyor. Yolumuz uzun, bekletme bizi., diyerek, değirmen taşlarnı omuzlayıp, yanındaki hayvana yüklemişler. Zavallı baba, bu durum karşısında ısrarın faydasızlığını anlayarak, boynunu bükmüş. Kendisinin nekes tanınmasına mı, o yaşlı haliyle çoluk - çocuğuna değirmensiz nasıl bakacağına mı üzülsün?. Kala kalmış, ortalıkta. O sırada, önde davul - zurna, arkada at sırtında gelin; köylüler, eşya yüklü atlarla düğün alayı, dimdik sırta doğru yola koyulmuşlar. Yaşlı gözlerle kafileyi izleyen babanın tâ... yüreğinin derinliklerinden bir tel kopmuş sanki... Derin bir ah... çekli, aklıyla mı, gönlüyle mi, bilinmez seslenivermiş, davullu alayının ardından:

-Bir taşı bize çok görenleri Allah ne etsin... Hepiniz taş olun taş.

Ertesi gün, karşı tepelerden be geçeye bakanlar, Melet ırmağına doğru inen dik bir yamacın, bıçak gibi çıkıntılı bir kısmında, acayip şekilli kayalar görmüşler. Daha düne kadar ormanlık olan bu yamaçta kayaların bulunuşundan ziyade, görünüşleri onların şaşkınlığa düşürmüş. Çümkü, bu kayalar sanki bir kafilenin heykelleşmiş şekline benziyormuş. Atıyla yaylısıyla, dzvullu - zurnalı bir gelin alayının tıpkısıymış. Yılların yağmuru, karı ve fırtınalarına rağmen, bozulmayan şekilleriyle günümüzde dahi görenleri şaşkınlığa düşüren bu kayaların etrafı koyu bir yeşillikle çevrilmiştir. Yılların yağmuru, karı ve fırtınalarına rağmen, bozulmayan bu kayaların etrafı koyu bir yeşillikle çevrilmiştir.


....bir blogtan alıntıdır....
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 


İLKNUR&KAAN

"Forumun doğası nedir?" Küfür ve hakarete yer vermeden, forumun doğal sürecini ve akışını sekteye uğratmadan paylaşımda bulunmaktır, forum özgürlüğüdür bu...

İnsanlar sizden kendilerini eleştirmenizi istedikleri zaman bile, gerçekte sizden övülme bekliyorlardır. (Somerset Maugham)

Eleştiriler yapılırken nedense uçlar tercih edilir.Övgüyle göğe çıkarma-hakaretle yahut susturma.Ancak bu şekilde yankı oluşacağını zannederler...

İkisi de yanlıştır...Eleştiriler ve şahsi fikirleriniz forumda kuralına uygun yapılmalıdır...
isin aslı bana göre,kişinin kendi olabilmesinde saklı...düşünerek kendimiz olacak, düşünerek kendi olanlara saygı göstereceğiz...herşey daha düzeyli,saygılı,hoşgörülü,eğlenceli bir forum için
...................................................................................................................................................................................ilknur

Eğlenceli Bilgi Paylaşımı
Forumun Adı Pc nin Tadı;Ordu Sosyete





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
      Başlık Yazar Tarih
    thread link
Günün Hikayesi;Gelin Kayaları Efsanesi
düşler_sokağı 14/11/2009 13:54
EN ÜST Cevapla

Facecbook'ta Paylaş