Ordu Cinevizyon Sinemaları
0452 225 49 44

Ordu Sosyete, Ordu Eğence, Ordu Haber

Gardenya Ozan Doğulu Resimleri

Forum Güncel Başlıklar
Günün Klibi
Günün Sözü, OrdusosyeteGünün Sözü
Günün Hikayesi Günün Hikayesi
Günün Duası
Günlük Fal
Fotoğraf Galerisi
ücretsiz seri ilan ekle
Üye Paneli
Reklam
Forum Mesajlar

devamı..
Site istatistikleri

  >> Gülüşün Sende Kalsın - İmza Günü   >> JaZZ Pub - Ordu   >> JaZZ Pub - Ordu   >> Ordu'dan 'Geleceğin taraftarı' projesi   >> Ezginin Günlüğü Konseri- 12 Mayıs   >> Ordu'da Maç Nerede İzlenir ? Gardenya   >> Ordu Gecelerinde Mart Ayı   >> Ordu Engelli Ulaşım Aracı istiyor   >> Ordu'da Gezilecek Görülecek yerler   >> Kadınlar Matinesi - Kumsal Rest.
Facecbook'ta Paylaş

Ordu - Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Günün Hikayesi;Çalışmak...akıl...nasip (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Günün Hikayesi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Günün Hikayesi;Çalışmak...akıl...nasip
#127570
düşler_sokağı (Moderatör)
Moderatör
Gönderiler: 7040
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Günün Hikayesi;Çalışmak...akıl...nasip 2 Yıl, 3 Ay önce Karma: 4  
HAYAT YOLUNDA ÜÇ DOST
Biri şehzade biri bir tüccarın oğlu diğeri de bir çiftçinin oğlu olan üç arkadaş beraberce bir yolculuğa çıktılar.Yanlarında biraz yiyecek dışında hiçbir şeyleri yoktu.Ulaştıkları ilk şehirde çalışarak biraz para kazanmayı umuyorlardı.Uzunca bir yolculuktan sonra bir şehre vardılar.Dinlenmek üzere yol kenarındaki büyük bir ağacın gölgesine oturduklarında,torbalarında yiyecek bir şey kalmadığını gördüler.Aç,susuz ve yorgun bir şekilde ağacın gölgesine uzandılar ve gökyüzünü seyrederek bir süre düşüncelere daldılar.Üçü de farklı düşünce ve hayallerin içindeydi.Çünkü her birinin şimdiye kadarki aile hayatı diğerlerinden çok farklıydı.İlk önce şehzade konuştu:Her şeyin nasip kısmet olduğunu söylerler.Bunu hiç düşündünüz mü?”diye sordu.Tüccarın oğlu yerinden doğrulup arkadaşlarına şöyle bir baktı ve:Bence akıl her şeyden üstündür,diye düşüncelerini belirtti.Çiftçinin oğlu ise daha farklı düşünüyordu:Bana göre çalışmak her şeyden üstündür.dedi.
Bir müddet daha konuştuktan sonra ağacın altında konaklamaya ve her gün içlerinden birinin şehre inmesini,çalışarak arkadaşlarını geçindirecek bir şeyler kazanması konusunda fikir birliğine vardılar.İlk olarak da aralarından çiftçinin oğlunun gidip çalışmasını ve kazandıklarıyla yiyecek bir şeyler getirmesini kararlaştırdılar.Bunun üzerine çiftçinin oğlu şehre inerek rastladığı kişilere iş aradığını ve çalışmak istediğini söyledi.Görüştüğü insanlar ona:Şu karşı dağdaki ormana git ve odun kesip getir sat.Çünkü bu şehirde odun çok kıymetlidir.Bu sayede çok para kazanırsın.dediler.
Çiftçinin oğlu bu tavsiyeye uydu ve ormana giderek yeterince odun kesip getirerek çarşıda sattı.Kazandığı parayla da yiyecek bir şeyler alarak geri döndü.Şehri terk ederken şehrin kapısına şunları yazdı:Bir günlük yorucu bir çalışmanın değeri bir altındır.Ertesi gün tüccarın oğlunun gitmesi kararlaştırıldı.Arkadaşları ona:Git,sen de aklın ve ticaretinle bugün için bir şeyler ara,dediler.Tüccarın oğlu ne yapabileceğini düşünerek hiç durmadan yürüdü.Bir süre sonra sahile yaklaşmıştı ve orada içi mal dolu bir gemi gördü.Tüccarlar limanda dolaşıp aralarında konuşuyorlar ve geminin mallarını ertesi gün daha ucuza kapatmayı tasarlıyorlardı.Bunu işiten tüccarın oğlu hemen geminin sahiplerini buldu ve gemideki malı veresiye olarak yüz altına satın aldı.Malı başka bir şehre taşımak istiyormuş gibi gösterdi.Limandaki tüccarlar bunu işitince malın ellerinden gitmesinden korktular ve satın aldığına bin altın kar verdiler.Tüccarın oğlu da bunun üzerine elini sürmeden tüm malları onlara devretti.Kazandığı para ve yiyeceklerle geri dönerken o da şehrin kapısına şunları yazdı:Aklını iyi kullanmanın günlük kazancı bin altındır.
Ertesi sabah şehre yolcu edilme sırası şehzadeye gelmişti.Bakalım sen bize ne çeşit yiyecekler getireceksin?Seni nasibinle baş başa bırakıyoruz,diyerek onu uğurladılar.Şehzade gidip şehrin kapısı önündeki peykenin üzerine oturdu.Ne yapabileceğini düşünmeye başladı.O sırada ülkenin padişahı ölmüş ve cenazesi kaldırılmaktaydı.Ölürken yerine bırakacağı hiçbir kimsesi yoktu.Bütün şehir halkı yas tutarken olup bitenlerden habersiz bir şekilde şehrin kapısı önünde oturan şehzade ise üzüntülü gözükmüyordu.Şehzadeyi böyle bir günde acıya kayıtsız kalır halde gören kapıdaki görevlilerden biri onu bulunduğu yerden kızarak kovdu.Kapıcı biraz uzaklaşınca şehzade gelip yine aynı yere oturdu.Burada oturarak bugün için nasıl para kazanabileceğini düşünmek istiyordu.Fakat şehzadeyi yne aynı yerde gören kapıcı büyük bir öfke içinde onu yaka paça hapse attı.Busırada devletin ileri gelenleri padişahın yerine kimi seçeceklerine bir türlü karar veremiyorlardı.Padişah sağken yerine birini atamadığı için de işin içinden çıkamıyorlardı.Kapıcı,devlet büyüklerinin tartışmaları esnasında yanlarına gidip onlara kapıda oturan ilginç gençten bahsetti:Bizim kederimize katıldığını görmediğim yabancı bir gence rastladım,şu kapının önünde oturuyordu.Kendisine o kadar söz söyledim,fakat bana cevap vermedi.Bunun üzerine onu kapıdan kovdum.Dönünce onu yine oturmuş görünce,casus olmasından korkarak zindana attım,diyerek durumu açıkladı.Kapıcının anlattıkları devlet büyüklerinin ilgisini çekti ve bu genci görmek istediler.Kapıcıya onu alıp getirmesini söylediler.Şehzadeye neden buraya geldiği ve neden kapı önündeki peykeye oturduğu,ne yapmak istediği sorulduğunda şehzade onlara başından geçenleri anlattı:Ben falanca padişahın oğluyum.Babam vefat edince kardeşim tahtımı elimden aldı.Kan dökülmemesi için ben savaşmaktan kaçındım.Ülkemden ayrılıp yollara düştüm,diyerek bütün hikayesini anlattı.
Devlet büyüklerinden bazısı şehzadeyi tanıdılar.Çünkü daha önce elçi olarak bu ülkeye gitmişlerdi.Kendi ülkesinde savaş çıkmaması için yaptığı fedakarlık onları etkilemişti.Ayrıca babasının tahtı ilk etapta ona devretmesi liyakatli biri olduğunu gösteriyordu.Padişahın yerine onun geçmesini istediler.Sonunda şehzadenin padişah olmasını uygun bularak onu tahta oturttular.Yeni padişahın belirlenmesiyle kentte büyük ve gösterişli şenlikler yapıldı.Yeni padişah beyaz bir atın üzerinde şehrin içinde gezdirilerek halka tanıtıldı.Şehri gezerken arkadaşlarının çıkış kapısına yazdıkları yazıların yanına şunun yazılmasını emretti:
Çalışmak ve aklını kullanmak değerli şeyler ama doğru zamanda doğru yerde doğru insanlarla olmak hepsinden daha güzel


...bir blogtan alıntıdır...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 03/02/2010 14:54 tarafından düşler_sokağı.
 


İLKNUR&KAAN

"Forumun doğası nedir?" Küfür ve hakarete yer vermeden, forumun doğal sürecini ve akışını sekteye uğratmadan paylaşımda bulunmaktır, forum özgürlüğüdür bu...

İnsanlar sizden kendilerini eleştirmenizi istedikleri zaman bile, gerçekte sizden övülme bekliyorlardır. (Somerset Maugham)

Eleştiriler yapılırken nedense uçlar tercih edilir.Övgüyle göğe çıkarma-hakaretle yahut susturma.Ancak bu şekilde yankı oluşacağını zannederler...

İkisi de yanlıştır...Eleştiriler ve şahsi fikirleriniz forumda kuralına uygun yapılmalıdır...
isin aslı bana göre,kişinin kendi olabilmesinde saklı...düşünerek kendimiz olacak, düşünerek kendi olanlara saygı göstereceğiz...herşey daha düzeyli,saygılı,hoşgörülü,eğlenceli bir forum için
...................................................................................................................................................................................ilknur

Eğlenceli Bilgi Paylaşımı
Forumun Adı Pc nin Tadı;Ordu Sosyete





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
      Başlık Yazar Tarih
    thread link
Günün Hikayesi;Çalışmak...akıl...nasip
düşler_sokağı 03/02/2010 14:50
EN ÜST Cevapla

Facecbook'ta Paylaş