Içimde Solan onca çiçek
Deniz olup tassam da yesermiyor
Diplerine acinin tohumu ekili
Üvey ananin ellerinde çigliklarim dövülürken
Kör kalemlerle sana açligimi kustum
Çaresizce sana yolladigim haykirislar mi lâldi? duymadin
Oysa;
Yoklugunda göz kapaklarima biriken uykularimi dikip
Kulagima ilistirdigin masallarla dönmeni bekledim
Ve adinin her harfi ugruna
Binlerce kez uçurumdan düsüp parçalanmakti dilegim (annem)
Sevgini sirtlanip toprakta filizlenmek bu kadar kolay miydi?
Tanri biliyor sana en çok kalabalikta muhtaçtim…
G e l m e d i n
Sevgilim…
Tenimde serenat yaparken dudaklarin
Derimin içinden sizan terinle yikanirdi hücrelerim
Temmuz sabahlarinin arsiz günesi
Kiskanç bakislarini cama diktigi vakit
Geceden kalma sarhos yildizlar basinda dönerdi
Koynuna yeni dogan çig tanelerini döküp
Zifiri karanlik gözlerinin içine ilikledigin hayata kaç kez
Secde etti kalbim…
-Bilmiyordun-
Cennet perdesi Kirpiklerimin arasina gizlenmis
Sanciyla kivranan yaralarima inat
Tutkulu bir askin okuyla saplandim –yoluna-
Pasli çiviler vurdum adimlarim geri kaçmak istedikçe senden
Ayakuçlarinin her öptügü kum tanesine dizlerimi kirip
Dilimle yerlere sinen kokunu içime süpürdüm
Ama veda vakti dayandiginda gögüs kafesime
Damarlarimda kanser gibi çogalan sevinçlerimizi öldürüp
Günlerimin izdirap veren yatagina döndüm
Tanri biliyor
Seni en çok ardimdan yagmur olup döküldügün an sevdim
Ü z g ü n ü m
Ve yalnizligim…
Çocuklugumun agzina ne zaman umut kirintilari kaçsa
En cesur tavrini giyinip iki kasimin arasina
Firtinanin koynunda saklanan hüznümü gömdün
Hayallerim vardi defolar açilmis
Yirtik duvarlarin suratina sürüp yakarisini birlikte izledigimiz
Her gülümsedigim anlarda dikenli elini uzatip
Çektin sizili batakligina
Tanri biliyor…
Mutluluk denilen aciyi yasatmadigin için