Ordu Cinevizyon Sinemaları
0452 225 49 44

Ordu Sosyete, Ordu Eğence, Ordu Haber

Gardenya Ozan Doğulu Resimleri

Forum Güncel Başlıklar
Günün Klibi
Günün Sözü, OrdusosyeteGünün Sözü
Günün Hikayesi Günün Hikayesi
Günün Duası
Günlük Fal
Fotoğraf Galerisi
ücretsiz seri ilan ekle
Üye Paneli
Reklam
Forum Mesajlar

devamı..
Site istatistikleri

  >> Gülüşün Sende Kalsın - İmza Günü   >> JaZZ Pub - Ordu   >> JaZZ Pub - Ordu   >> Ordu'dan 'Geleceğin taraftarı' projesi   >> Ezginin Günlüğü Konseri- 12 Mayıs   >> Ordu'da Maç Nerede İzlenir ? Gardenya   >> Ordu Gecelerinde Mart Ayı   >> Ordu Engelli Ulaşım Aracı istiyor   >> Ordu'da Gezilecek Görülecek yerler   >> Kadınlar Matinesi - Kumsal Rest.
Facecbook'ta Paylaş

Ordu - Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
*GÜNÜN HİKAYESİ* ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ! (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Günün Hikayesi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 2
BAŞLIK: *GÜNÜN HİKAYESİ* ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ!
#132235
nisan yagmuru (Moderatör)
Moderatör
Gönderiler: 815
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
*GÜNÜN HİKAYESİ* ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ! 1 Yıl, 3 Ay önce Karma: 27  
Evet, kimse yaptığının yanına kalacağını sanmasın...

Çünkü Adili - Mutlak olan Allah, imhal eder, yani mühlet verir; ama asla ihmal etmez.. Bir de bakarsınız ki, zalim, zulmünün karşılığını beklenmedik bir anda olanca şiddetiyle görmüştür. Ancak insanlar bu cezanın yaptığı zulmün, haksızlığın karşılığı olduğunu bazen anlayamazlar da zalimin, haksızın yaptığı yanına kaldı sanırlar.

Bir gün Hz. Musa (a.s) :
- Ya Rabbi! der, bazı insanlar zalimin yaptığı yanına kalıyor sanıyorlar. Hâlbuki senin adaletin eninde sonunda gerçekleşmekte, zalim zulmünün karşılığını mutlaka bir sebeple görmektedir. Bana gerçekleşen bu adaletinin bir örneğini göster ki, onu insanlara anlatayım da kimse zulüm ve haksızlık yapma cesareti bulamasın kendinde. Eninde sonunda zulmünün karşılığını göreceğini anlasın herkes.

Rabbimiz:
- Ya Musa, der, sahrada dört yolun kesiştiği yerdeki çalılıkta saklanarak çeşme başında cereyan edecek olayları seyret de gör bakalım zalim, haksız nasıl eninde sonunda zulmünün, haksızlığının karşılığını görmektedir.
Hz. Musa (a.s), tarif edilen yerdeki ağaçların arasına gizlenerek karşıdaki çeşme başında yolcuların yaşayacağı olaylara bakmaya başlar.
İlk olarak bir atlı gelir çeşmenin başına. Atından iner, içinde altınları bulunan heybesini orada unutarak atına binip uzaklaşır. Arkasından gelen ikinci yolcu, çeşmeden suyunu içer, etrafa bakarken ağacın dibinde bir heybe görür. Kaptığı gibi heybeyi gözden kaybolur. Onun arkasından iki gözü görmeyen üçüncü yolcu gelir, o da eğilerek çeşmeden suyunu içer, bir kenara çekilerek şöyle birazcık dinlenmek isterken heybenin sahibi ilk yolcu atıyla çıkagelir, öfkeyle heybesini aramaya başlar. Yaşlı bir adamdan başka da kimseyi göremeyince:
- Burada unuttuğum heybemi sen alıp sakladın, ya paramı verirsin yahut da canını... der.

İhtiyar da:
- Ben iki gözü de görmeyen bir adamım. Senin heybenin nerede olduğunu ne bileyim. diyerek sert karşılık verince,

öfkesi başına sıçrayan atlı:
-Bu yaşta beni mi kandıracaksın? diyerek bir vuruşta ihtiyarı yere serer, ölümüne sebep olur. Hemen atına atlayıp oradan uzaklaşır.

Bunları bulunduğu yerden seyreden Hz. Musa (a.s) :
- Ya Rabbi! der, bu atlının içi para dolu heybesini arkasından gelen genç bir yolcu alıp gitti, cezayı ise ondan sonra gelen yaşlı adam çekti. Adalet neresinde bunun?

Rabbimiz şöyle hitap eder:- Ya Musa, insanlar böyledir işte. Hep hadiselerin dışına bakarlar, içindeki kaderin adaletini çoğu zaman göremezler. Burada herkes geçmişte yaptığının karşılığını gördü, diyerek işin geçmişini şöyle açıklar: Para dolu heybesini çeşmenin başında unutan atlı, vaktiyle yanında çalıştırdığı fakir bir adamın hakkını vermedi, yoksul adamın hakkı kaldı üzerinde. İşte heybeyi alıp giden genç yolcu, o yoksul adamın çocuğudur. Aldığı para babasının hakkı olan parasıydı. Onu alıp gitti. Böylece kaderin adaleti yerini bulmuş, çocuk babasının verilmeyen hakkını alıp gitmiş oldu. Ölen ihtiyara gelince:
- O da astığı astık, kestiği kestik denecek derecede zalimin biriydi. Nice kavgalara, zulümlere karışmış, yaptığı hep yanına kar kalmıştı. Son olarak da atlının babasını öldürmüş, yaptığı yanına kaldı sanmıştı. Nihayet atlı da geldi, parasını aldı zannıyla babasını öldüren adamı bir vuruşta öldürdü, tıpkı onun da babasını bir vuruşta öldürdüğü gibi.

Bundan sonra Rabbimiz Hz. Musa (a.s)ya şöyle hatırlatmada bulunur:
- Ya Musa, söyle kullarıma, hikmetini bilemedikleri olaylara itiraz yollu bakmasınlar. Bilsinler ki, bir yapana bir başka yapan çıkacak, kimsenin yaptığı zulüm, haksızlık yanına kalmayacak, kaderin adaleti eninde sonunda yerini bulacaktır. Atlı adamın çalıştırdığı işçisinin hakkını sonunda heybe dolusu parayla ödediği gibi, babasını bir vuruşta öldüren adamı da kendisi bir vuruşta aynı şekilde öldürdüğü gibi...

Onun için büyüklerimiz demişler ki: Hak Teâlâ bir kulun hakkını bir başka kul ile alır; bilmeyen gafil onu kul kendi yaptı sanır...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 04/02/2011 01:29 tarafından nisan yagmuru.
 




  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla

Facecbook'ta Paylaş